

Prof. Dr. Mert Dumantepe > Lipödem Hastaları Beslenme Önerileri
Lipödem tüm kadınların %3 ile %5’ini etkileyen, yağ metabolizması bozukluğu, yağ dokusunun anormal dağılımı ve birikimi ile karakterize, sıklıkla alt extremite, kollar ve kalça bölgesinin etkilendiği yaygın bir durumdur. Bu yazımda sizlerle, lipödem hastaları için tedavinin belki de en önemli aşamalarından biri olan “Beslenme” ile ilgili önerilerimi paylaşmak istiyorum.
Lipödem, en sık 20’li ve 40’lı yaşlarda görülmekle birlikte her yaştan kadını etkileyebilir. Lipödemin altta yatan sebepleri henüz net olmasa da genetik altyapı ve hormonal dengesizliklerin bu konuda rol oynayabildiği biliniyor. Yağ dokusunun enflamasyonu ile karakterize ve sadece kadınlarda görülen bu hastalığın bilinen en önemli nedeni “Östrojen hormondur”. Bu nedenle; ergenlik, hamilelik ve menapoz öncesi östrojen hormonunun çok yükseldiği dönemlerde lipödem bulguları şiddetlenir ya da varolan hastalığın evresi ilerler.
Lipödemli bireylerde yağ kütlesinin miktarını azaltmak fayda sağlayabilen çözümler arasında yer alsa da lipödem hastalarında vücut ağırlığı kaybı sağlamak biraz daha zor olabiliyor. Bu noktada sağlıklı bir beslenme planıyla süreci desteklemek ve fiziksel aktiviteyi artırmak çok önemli hale geliyor.
Bilimsel araştırmalara göre, lipödemde yağ dokusunun dağılımı tek başına diyete veya egzersize iyi yanıt vermeyebiliyor. Lipödemin esas nedeni yağ dokusunun enflamasyonu olduğu için, vücuttaki inflamasyonun azaltılması amacıyla anti-oksidan ve anti-inflamatuar besin ögelerinden zengin bir beslenme programı takip etmek lipödem diyetindeki en önemli hedeflerdendir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, lipödem hastalarında ketojenik diyetin yardımcı olabileceğini desteklemektedir. Ayrıca östrojen hormonu ile lipödem gelişimi arasında çok önemli bir bağlantı olduğundan, fito-östrojen içeren ve vücutta östrojene dönüşerek enflamasyonu arttıran gıdalardan uzak durulması da çok önemlidir.
Östrojen içeren besinler fito-östrojenler olarak belgelenmiştir. Fito-östrojenler 4 gruba ayrılırlar Bunlar izoflavonlar, kumestanlar, flavanoidler ve lignanlardır. Lipödem gelişimde en çok fito-östrojen içeren ve kaçınılması gereken besinler ise: soya, maydanoz, adaçayı, keten tohumu, hurma, sarımsak, kuru baklagiller ve şerbetçiotudur.
Lipödem hastalığında esas sorun enflamasyon olduğu için anti-enflamatuar diyet tedavide çok etkin rol oynamaktadır. Enflamasyon baş nedeni olan şeker, işlenmiş ürünler, gluten ve büyük baş hayvan ürünleri (inek sütü, inek sütünden yapılmış peynir ve yoğurt, büyükbaş hayvan eti vb.) diyetten çıkartılmalı ve eliminasyon diyeti yapılmalıdır. Bu hastaların kırmızı yerine beyaz et tercih etmeleri ve balık tüketmeleri gerekmektedir. Protein kaynağı olarak kırmızı et tercih edilecekse de kuzu eti tüketmeleri önerilmektedir. Sebzelerden ise; zerdeçal, ıspanak, enginar, nar, avakado, ceviz, kivi başlıca seçilmesi gereken anti-enflamatuar gıdalardır.
Lipödem Diyetinde Kaçınılması Gereken Besinler:
Yağ Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Doymuş yağlardan kaçının: Doymuş yağların temel kaynakları kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri, yumurta, kümes hayvanlarının derileri, margarin, hindistan cevizi yağı ve hemen hemen tüm tatlı ve tuzlu paketli atıştırmalıklarda bulunan palm yağıdır. Bu yağlar, yağ dokusundaki enflamasyonu artırır ve lipödem semptomlarının kötüleşmesinde önemli rol oynar.
Sağlıklı yağları tercih edin: Zeytinyağı, avokado, fındık ve yağlı balıklar sağlıklı yağlardır. Bu yağlar lipödem diyeti için önemlidir ve iltihaplanmayı azaltırken aynı zamanda tokluk hissi sağlar.
Omega-3 yağ asitlerine odaklanın: Somon, uskumru ve ceviz gibi gıdalarda bulunan omega-3 asitleri lipödem semptomlarının azalmasına fayda sağlayabilir.
Karbonhidrat Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Rafine karbonhidratlardan kaçının: Beyaz un, beyaz pirinç, beyaz ekmek, makarna, kahvaltılık gevrekler, şekerlemeler ve tüm hamur işleri rafine karbonhidratlardır. Bu karbonhidratlar kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırır ve lipödem semptomlarının kötüleşmesine neden olabilir.
Tam tahılları tercih edin: Gluten içermeyen tam tahıllı besinler, lif, vitamin ve mineraller bakımından zengindir. Bu besinler, kan şekeri seviyelerini dengelemeye, tokluk hissini artırmaya ve sindirimi iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Bolca meyve ve sebze tüketin: Meyve ve sebzeler, lif, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından zengindir. Bu besinler, enflamasyonu azaltmaya, bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Lipödem Diyetinde Protein Alımı
Yeterli protein alımı lipödem diyeti için önemli bir diğer konudur. Protein kas dokularının yapı taşıdır ve dengeli protein alımı kas kütlesini korumaya ve onarmaya yardımcı olur. Bu da lipödem semptomları yönetmede ve yağ kütlesinin artmasını önleme yardımcı olur.
Yeterli protein alımı, daha uzun süre tok kalmanıza ve böylece aşırı yemeyi önlemenize yardımcı olur. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırarak daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur. Tüm bu sebeplerle yeterli protein alımı kilo verme veya kilo korunma çabalarınıza katkıda bulunabilir.
Genel olarak, yetişkinler için günlük protein ihtiyacı kilograma göre 0,8 gramdır. Lipödem hastaları için bu miktar biraz daha yüksek olabilir. Birçok uzman, lipödem hastalarının günlük protein alımının kilograma göre 1,2-1,5 gram olması gerektiğini önermektedir. Ancak, protein ihtiyacınız, yaşınız, cinsiyetiniz, aktivite seviyeniz ve genel sağlık durumunuza bağlı olarak değişebilir.
Lipödem Diyetinde Lif Tüketimi
Lifli besinler sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını destekler, kabızlığı önler ve bağırsak hareketlerini düzenler. Aynı zamanda lifli besinler uzun süreli tokluk hissi vererek aşırı yemeyi önlemenize yardımcı olabilir. Kan şekerinin dengeli seyretmesine destek olur ve LDL (kötü) kolesterol seviyelerini düşürmeye ve HDL (iyi) kolesterol seviyelerini yükseltmeye yardımcı olur.
Lipödem Diyetinde Seçilmesi Gereken Lif Kaynakları
Unutmayalım ki lipödem tedavisinde en önemli aşamalardan biri lipödeme neden olan enflamasyonla mücadeledir, bu anlamda beslenmenize azami dikkat etmeniz ve yukarıda saydığımız kaçınılması gereken besinlerden uzak durmanız, hastalıkla mücadelede sizlere büyük faydalar sağlayacaktır. Hepinize sağlıklı günler ve şimdiden iyi seneler dilerim.
Prof. Dr. Mert Dumantepe
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Bu site sağlık hizmeti vermemektedir, kişileri bilgilendirmek ve site sahibi hakkında bilgi vermek amacı ile hazırlanmıştır. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmak üzere verilmemiştir. Tanı ve tedaviler mutlaka bir hekim tarafından yapılması gereken işlemlerdir. Site içeriğinin bir şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak sorumluluk ziyaretçiye aittir!
Tüm Hakları Saklıdır © 2024 Prof. Dr. Mert Dumantepe