Prof. Dr. Mert Dumantepe

Başlıklar

Atardamar Hastalıkları

Damar Tıkanıklığı (Ateroskleroz) Nedenleri

atherosclerosis

Damar sertliği (Ateroskleroz) atardamarlar içerisinde darlık oluşmasını sağlayacak şekilde yağ barındıran plakaların oluşmasıyla karakterize olan, damarları sertleştiren bir sorundur. Bu damarlarda kalınlaşma, sertleşme ve zamanla tıkanma etkisi görülür. Damar sertliği yaygın şekilde görülen damar tıkanıklığı nedenlerinden biridir.

Ateroskleroz, kalp hastalıkları ve kanserden sonra toplumdaki ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Ateroskleroz nedeniyle hastalarda koroner kalp hastalığı, beyin damarlarının daralmasıyla felci inme gibi etkiler, kalp krizi, bypass sonucu açılan damarların tıkanması, böbrekler, bağırsaklar ve diğer organların hastalanması gibi çeşitli sağlık sorunları yaşanır.

Atardamarların yaygın bir hastalığı olan ateroskleroz, damarlarda yağın, kolesterolün damar çeperinde plaklar şeklinde kümelenmesiyle oluşur. Damar giderek sertleşir ve kan akımı engellenir. Plak zamanla kalınlaşarak, kaba bir hale gelir ve kireçlenmede eklenerek damar tıkanır. 

atherosclerosis2

Damarda oluşan tıkanıklığın derecesi, gelişen yan damarların miktarıyla orantılı şekilde doku veya organa giden kan akımı miktarını değiştirir. Darlık arttıkça kan akımı azalır. Dinlenme anında dokuların kan ihtiyacı azaldığından, hastalar fazla yakınmazlar. Ancak koşma, yürüme, yokuş çıkma gibi durumlarda kan miktarı yeterli olmadığından, hastalarda şikâyetler başlar. Dokuda kan ihtiyacı yara olursa, daha fazla artar. Bu durumda yara iyileşmediğinden, dokular ve organlar kaybedilebilir.

Ateroskleroz vücuttaki bütün dokuları ve organları etkileyebilen önemli bir rahatsızlıktır. Hastalardaki şeker hastalığı, kolesterol ve yağ değerlerinin yükselmesi, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklarla birlikte gelişim gösterir. Genetik olarak ailesinde bu rahatsızlıklar bulunan kişiler daha fazla riskli durumdadır.

Şeker Hastalığı ve Damar Tıkanıklığı İlişkisi

Şeker hastalığında damar tutulumu sistemiktir. Hastaların böbrek damarlarında, kalp damarlarında, kol ve bacak damarlarına kadar tüm damarlarda tıkanıklık sorunları görülür. Hastalarda damar tıkanıklığına bağlı kronik ayak yaraları görülür, uygun tedavi edilmeyen hastalarda kangren gelişir ve uzvun kaybına kadar giden üzücü sonuçlarla karşılaşılabilir. Bu hastalarda bacak kesildikten sonrada yara oluşma riski vardır. Bu oran yaklaşık % 50 seviyesindedir. Bacağı kesilen hastaların yaşam süresi de kısalır. Bu nedenle şeker hastalarının ayaklarında oluşan yaralar iyi tedavi edilmelidir.

Bu hastalarda tedavi oldukça çeşitlidir. Kan şekeri ilaçlarla kontrol edilir, eğer enfeksiyon varsa antibiyotikler kullanılır, beslenme hataları düzeltilir. Yara bakımı içinde kullanılan farklı yöntemler uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Hastalarda damar hastalığı düzeltilmeden, kesinlikle parmak, ayak kesilmemeli ve yaraya müdahale edilmemelidir. İleri seviyede enfeksiyon olursa, bu tehdit edici bir sorundur. Acil müdahale gerektirdiğinden, cansız dokular temizlenir, apse boşaltılarak, damar tedavileri daha sonraya bırakılır. Böyle aciliyet olmadığı takdirde, öncelik her zaman damar tedavisi olmalıdır. Hastalara yapılacak tedavi ve diğer girişimler ayaktaki yaranın enfeksiyonuna göre planlanmalıdır.

Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Tedavide hastalığın ilerlemesini durdurma, etkilerin geriletilmesi hedeflenir. Bu yüzden ateroskleroz gelişiminde etkili olan risk faktörleri engellenir ya da bunlar tedavi edilir. Hastalarda kan basıncı düşürülür, yağ ve kolesterol dengesi sağlanır, hareketli bir yaşam sürmelerine yardımcı olunur. Bunlar için ilaç tedavisinden faydalanılır.

Damar tıkanıklığı kritik seviyede ise, tıkanıklığın yerine göre tedavide ilk aşamada balon anjioplasti ya da stentleme açılmaya çalışılır. Bunların yapılamaması ya da başarısız olması halinde, Aterektomi yani damar tıraşlama yöntemleri ya da bypass operasyonu planlanmalıdır. Bu operasyonda damardaki tıkanıklığın altında ve üstünde damarlara köprü yapılmakta ve kan akımının devam etmesi sağlanmaktadır. Tıkayıcı damar hastalığı ve ayak yaralarının tedavisinde en etkili tedavi budur. Bunların dışında tedavide hastanın durumuna göre dizaltı damarlara distal bypass gibi tedavilerede ihtiyaç olabilir. Hastalar da tedaviye destek olacak yaşam tarzı değişiklerine gitmelidir. Sigara içmemek, beslenmeye özen göstermek, ayak bakımı, egzersiz yapma gibi uygulamalar ihmal edilmemelidir.

Damarları tıkalı hastalara anjiografi yapılarak, balon anjioplasti ya da stent uygulamasına endovasküler tedavi denir. Balon anjioplasti yapılırken anjiografi altında damar içine yerleştirilmiş balon şişirilerek damardaki daralan bölge genişletilmekte ve dokulara giden kan miktarı arttırılmaktadır. Balonlar farklı uzunlukta ve çaptadır.  Damarların sonradan daralmasına engel olacak ilaç kaplı balonlar son zamanlarda sıklıkla kullanılmaya başlanmış olup femoral arterde ve dizaltı damarlarda çok iyi sonuçlar vermektedir.

Balon Anjioplasti sonrası damardaki darlığın yeteri kadar açılmaması ya da düzensiz olması halinde, tıkanmayı önleyecek stent yerleştirilmesi gerekli olabilir. Stentler silindir biçiminde metalden dokunmuş ağ şeklindeki yapılardır. Stenlerin bazıları damarın içinde kendiliğinden açılacak bir mekanizmaya sahiptir. Bazıları da içlerindeki balonun şişirilmesiyle daralmış damara yerleştirilir ve damarın açık kalmasını sağlar. Stentlerde farklı uzunlukta, şekilde, yapıda ve çapta olabilir. Balonlar gibi damarın kapanmasını önleyecek ilaçlarla kaplı olabilir. Stentler damarda yerleştiği bölgede kalır ve çıkarılması gerekmez. 

asterektomi1Aterektomi ya da damar traşlama tedavisi atardamar darlık ve tıkanıklıklarını açmak için anjiyo ile yapılan güncel tedavi yöntemlerinden biridir. Yöntemin çalışma prensibi, balon ya da stentten farklı olarak damarı genişletmek değil damar duvarında oluşan aterosklerotik plak ve kalsiyumdan oluşan kireç tabakasının özel aterektomi kateterleri ile tıraşlanarak temizlenmesidir. Bu nedenle aterektomi yöntemine damar tıkanıklığının traşlama tedavisi adı verilir.

Tedavide kullanılan aterektomi kateterleri son derece incedir ve anjiyoda kullanılan 2-3 mm genişliğindeki kılıf içinden kolaylıkla geçer. Kateter hedef damara yönlendirilir ve damarda darlık ya da tam tıkanıklık oluşturan kısım traşlanarak temizlenir. Aterektomi işlemi ile tıkalı bir damarı açmak için minimum 5-6 kere uygulama gerekir. Her seferinde damarı tıkayan plaklar yavaş yavaş temizlenerek dışarı çıkarılır.

Gerek görülürse aterektomi işleminden sonra o damara balon, ilaçlı balon uygulanabilir ya da uygun çapta bir stent yerleştirilebilir. Bazen de aterektomi tek başına o damarı açmada yeterlidir.

Bypass tıkalı damarda köprü yapılarak, damarın beslediği alana kanın ulaştırılmasını sağlayan işlemdir. Bu şekildeki damar tıkanıklıkları genellikle ateroskleroz ve kalsiyum birikimi nedeniyle oluşur. Damar içinde biriken plaklar zamanla büyüyerek tıkanmaya neden olur. Damarın beslediği alanlar kansız kaldığından, beslenemez. Sonuçta iskemi ve kangren gibi sorunlar yaşanır.

Damar tıkanıklığı için ilk tercih ilaç tedavisi, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin uygulanmasıdır. Bu yöntemlerle hastanın şikayetleri azaltılamıyorsa ve görüntüleme yöntemleriyle kanıtlanmış kritik bir darlık varsa tedavi için bypass yapılabilir. Tıkanıklık nedeniyle hastada oluşan yakınmaların yaşamı tehdit etmesi ya da uzvun kaybı gibi riskler bypass endikasyonu doğurur. İstirahat ağrısı, yaşam kalitesini bozan ağrı, yara ve kangren gibi belirtilerde ameliyat için diğer nedenlerdir. Çünkü bu belirtilerle kişi bacağını kaybetme riski taşımaktadır.

Bacaklarda en fazla tıkanan damar femoral atardamardır. Ayrıca aorta ve bacaklara uzanan dallarda tıkanmaya yatkındır. Bypass sayesinde kan ulaşamayan yere rahatlıkla gider. Damar bypass’ı için sentetik materyaller (Dacron veya PTFE greftler) ya da kişinin kendi toplardamarı (safen veni) kullanılır. 

Bypass ameliyatı sonrasında, hastanın 3-5 gün hastanede kalması gerekir. Hasta ilk günde ayağa kaldırılır ve yürümesi sağlanır. Bu ilk zamanlarda hastaya kan pıhtılaşmasını önleyecek ilaçlar verilir. Taburcu edilmeden önce hasta son kez görüntüleme yöntemleriyle kontrol edilir. İyileşme bypass sonrasında 6 haftayla 3 ay arasında gerçekleşir. Ameliyattan sonra hasta 1. ve 4. haftada kontrole gider. Bundan sonraki kontroller ilk yılda 3 ayda bir, daha sonra 6 ayda bir yapılır.

asterektomi4