
Prof. Dr. Mert Dumantepe > Diyabetik Damar Hastalığı
Diyabet yani şeker hastalığı kan şekerinin dengede tutulmasını sağlayan insülin eksikliğinde ya da vücudun verdiği tepkiyle birlikte kanda glikozun fazla miktarda bulunması sonucunda gelişir. Bu hastalık Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak sınıflandırılır. Tip 1 diyabet hastalarında insülin yetersizliği, Tip 2 diyabet hastalarında ise insülinin etkisiz kalması söz konusudur. Kandaki glikozun yüksek olması organlarda ve dokularda çeşitli hasarlara neden olur. Toplumdaki hastaların önemli bir kısmı şeker hastası olduğunun bile farkında değildir. Bu hastaların hastaneye yatış sebepleri arasında en önemlileri özellikle ayaklarda yaraların oluşması ve enfeksiyonlardır. Diyabetik ayak yaraları, diz altıdaki damarların tıkanıklığı yüzünden olur. Şeker hastalarında dizaltı periferik damar hastalığına sık rastlanır. Şeker hastalığında damar tutulumu sistemiktir. Hastaların böbrek damarlarında, kalp damarlarında, kol ve bacak damarlarına kadar tüm damarlarda tıkanıklık sorunları görülür. Hastalarda damar tıkanıklığına bağlı kronik ayak yaraları görülür, uygun tedavi edilmeyen hastalarda kangren gelişir ve uzvun kaybına kadar giden üzücü sonuçlarla karşılaşılabilir. Bu hastalarda bacak kesildikten sonrada yara oluşma riski vardır. Bu oran yaklaşık %50 seviyesindedir. Bacağı kesilen hastaların yaşam süresi de kısalır. Genellikle bacağı kesildikten sonra hastaların %40 kadarı 5 yıllık bir yaşama sahip olur. Bu nedenle şeker hastalarının ayaklarında oluşan yaralar çok iyi tedavi ve takip edilmelidir.
Diyabetik damar hastalığı tedavisinin en önemlisi aşaması, kan şekerinin diyabet ilaçlarıyla kontrol altında tutulmasıdır. Devamında eğer bacakta enfeksiyon varsa antibiyotikler kullanılır, beslenme hataları düzeltilir. Yara bakımı içinde kullanılan farklı yöntemler yara bakım uzmanları tarafından uygulanmalıdır. Hastalarda damar tıkanıklığı tedavi edilmeden; kesinlikle parmak, ayak kesilmemeli ve yaraya müdahale edilmemelidir. İleri seviyede enfeksiyon olursa, bu extremiteyi ve hayatı tehdit edici bir sorundur. Öncelikli müdahale gerektirdiğinden, nekrotik cansız dokular temizlenir, apse varsa boşaltılır ardından endovasküler damar tedavileri planlanır. Hastalara yapılacak tedavi ve diğer girişimler ayaktaki yaranın enfeksiyonuna göre planlanmalıdır.
Damar tıkanıklığı anjiografik tedavisinde ilk aşamada tıkanıklık balon ya da stentle açılmaya çalışılır. Bunların yapılamaması ya da başarısız olması halinde, ampütasyonu önleyebilmek için hastaya distal bypass operasyonu planlanabilir. Bu operasyonda damardaki tıkanıklık olan bölgenin altındaki damarlara bypass yapılmakta ve kan akımının devam etmesi sağlanmaktadır. Diyabetik damar hastalığı ve ayak yaralarının tedavisinde etkili tedavi yöntemlerinden olan cerrahi tedavide; genellikle hastanın kendi damarları kullanılarak ayak bileğindeki distal damarlara bypass yapılır. Diyabetik damar hastalarında, cerrahi tedaviye destek olacak yaşam tarzı değişiklerine gitmelidir. Sigara içmenin kesinlikle bırakılması, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, ayak bakımı, düzenli egzersiz yapmak gibi uygulamalar ihmal edilmemelidir. Hastaların çoğunda diyabetik damar hastalığı nedeniyle duyu kaybı olduğundan, kendileri tarafından ayaktaki yaralar fark edilmez. Bu yüzden yara büyür ve enfekte olur. Bu tedaviyi zorlaştıran bir etkendir. Bu yüzden şeker hastalığı bulunan kişiler ayaklarını her zaman kontrol etmeli, ılık suyla yıkamalı, iyice kurulamalıdır. Ayaklarındaki en küçük yarada bile doktora başvurmaları gerekir.