0552 835 90 90 Menu

Vücuttaki en büyük atardamar olan aorta, kanı kalpten tüm dokulara taşımaktadır. Aorta damarın göğüs kafesi içindeki bölümüne torasik aorta, karındaki bölümüne abdominal aorta denir. Aorta duvarındaki zayıflama anevrizma denilen genişlemeye ya da balonlaşmaya yol açar. Anevrizmada damarın çapı % 50 oranında genişler. Aorta anevrizmalarının ortalama %25 kadarı göğüs kafesinde torasik aorta bölümünde meydana gelir, diğerleri karın bölgesinde oluşur.

Torasik aorta anevrizmaları farklı tiplerde oluşabilir. Genellikle göğüs ve karın bölümünü birlikte tutanlar torakoabdominal anevrizma olarak değerlendirilir. Bunlar dört türde olurlar. En tehlikeli olanı Tip2 olan anevrizmadır. Bunlar aortanın başlangıcından son kısmına kadar uzanabilir. Subklavian damarın ayrım yerinden diyaframın altındaki aortaya kadar uzanabilir.

Torasik aorta anevrizmalarının patlaması, yırtılması tıpta rüptüre olması olarak adlandırılır. Bu risk anevrizmalarda yüksektir. Bu durumda aorta içinde bulunan kan duvardan boşluklara kanar, hastada şoka ve ölüme neden olur. Anevrizma patlaması sonucunda hastaların % 20-30 oranında sağ kalma olasılığı bulunmaktadır. Bu yüzden torasik aorta anevrizmalarının erken tanısı ve hızla tedavi edilmesi çok önemlidir.

Torasik aorta anevrizmaları nasıl teşhis edilir?

Anevrizma tanısı hem tedavinin planlanması açısından önemlidir. Teşhis için hastalara akciğer röntgen, ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans anjiografi gibi tetkikler yapılır. Genellikle hastalarda kalp hastalığı da bulunur. Bu yüzden tedaviye başlamadan önce kalbin durumunu değerlendirecek tetkiklerde yapılmalıdır.

Torasik aorta anevrizmaları nasıl tedavi edilir?

Hastada yakınmaya neden olmayan, küçük anevrizmalar cerrahi girişim yapılmadan önce takibe alınır. Hasta ortalama 6 ayda bir bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi gibi tetkiklerle incelenir. Anevrizmanın büyüklüğü, şekli ve hastanın yakınmaları değerlendirilir. 6 aylık sürelerde elde edilen veriler karşılaştırılır. Takip anevrizmanın 5,5 cm boyutlarını aşmasına kadar devam eder. Bu arada hastalar anevrizmanın büyümesine neden olacak yüksek tansiyon, sigara içme gibi sorunlar açısından da kontrol altında tutulur. Anevrizma büyük olduğunda ya da yakınmalara yol açtığında, patlamasını engellemek için ameliyat edilmelidir.

Bazı hastalarda risk faktörleri olursa, bunlarda oluşan anevrizmalar küçükken bile ameliyat edilebilir. Torasik aorta anevrizmaları cerrahi olarak tedavi edildiğinde, göğüs kafesinde sol tarafa kesi yapılır. Anevrizma karın içine ilerlemişse, yapılan kesi karın bölgesine kadar uzatılır. Ameliyatta aortadan çıkan, yaşamsal organları besleyen damarların kanlanması için pompa ya da şant kullanılır. Anevrizma oluşan bölgede yapay damar kullanılır. Bu damarda açılan pencerelerden organlara giden damarlara bağlantı yapılır. Barsaklara, karaciğere, böbreklere giden damarlarında aortadan çıkan bölgeleri de yapay damara dikilir. Ardından yapay damar grefti aorta altına tutturulur ve kullanılan pompa, şant, klempler çıkarılır.

Cerrahi alanında bu ameliyat oldukça önemlidir. Ameliyatta çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Hastaların çoğunda kalp, böbrek ve akciğer hastalıkları da bulunur. Bu nedenle ameliyattan sonra sorunlar artar. Erken dönemde kanama, organ damarlarından tıkanıklık gibi sorunlar yaşanabilir. Organ kanlanma sorunları nedeniyle organ yetmezliği gelişebilir. Ayrıca dolaşım yetersizliğinden kaynaklanan, ameliyat sonrası geçici ya da kalıcı olabilen bacaklarda felç gelişme riski bulunur.

Ameliyatın dışında torasik aorta anevrizmaları günümüzde sıklıkla endovasküler stent greftle tedavi edilmektedir. Bu tedavi kesi yapılmadan kasıktan girilerek uygulanır. Hastalar daha kısa sürede hastaneden taburcu edilebilir ve günlük yaşama daha erken dönerler. Organ yetmezliği ve ameliyat sonrası felç görülme oranları, açık ameliyata göre çok daha düşüktür. Anevrizmanın büyümesi tedaviden sonra da devam edebilir. Bu nedenle hastalar aralıklarla takip altında tutulmalıdır. Anevrizma görüntüleme yöntemleriyle izlenmelidir.

İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM FORMU