RAMAZAN AYINDA SU ICMEK Neden Onemlidir 2 1

Derin Ven Trombozu Hastasında Su İçmek Neden Önemlidir?

Yaz sıcaklarında ya da ramazan ayında oruç tutarken metabolizmanın su ihtiyacı azalmaz, hatta sıcak havalardan dolayı da bir miktar da artar. Vücudumuzun en temel gereksinimi olan suyun yeterli miktarda alınamamasından dolayı kanda pıhtılaşma sorunları sıklıkla bu aylarda görülmektedir. Havaların sıcak olması ve uzun süre su içilmemesinden dolayı, vücuttan sıvı kaybı fazlaca olur ve bu sıvının mutlaka karşılanması, sıvı dengesinin korunması açısından çok önemlidir. Normal şartlarda bir günde insan ter, idrar ve deri yoluyla 2 litre kadar su kaybeder, yaz aylarında bu kayıp daha da artar. Ramazan’da iftar ve sonrasında daha çok sıvı almak gerekirken, tam tersine insanlar çok fazla gıda tükeyip, daha az su içmektedir.

Hayatın yaşam kaynağı Su’yun önemi

Yiyecekler ve içecekler yolu ile vücuda alınan su, sindirim sisteminde emildikten sonra kana geçer. Kan dolaşımı ile vücuda dağılır ve kılcal damarlardan dışarı çıkarak doku sıvısını oluşturur. Hücre içinde bazı kimyasal reaksiyonlara katıldıktan sonra hücre dışına çıkar ve tekrar doku sıvısına dönüşür. Dokulardan kan dolaşımına katılır. Kan dolaşımı aracılığı ile böbreklere gelerek önemli bir kısmı idrar olarak vücut dışına atılır. Vücuttaki suyun bir kısmı ise deri, solunum ve sindirim sistemi vasıtasıyla kullanılıp atılır.

Günlük su ihtiyacı nedir?

Günlük su tüketimi konusunda uzmanların farklı görüşleri olsa da çoğunlukla ortalama 2-2,5 litre su içilmesi tavsiye ediliyor.  Bunu günde 8 defa 250 ml veya 8 su bardağı su içilmesi şeklinde açıklanabilir. Ancak belirtmem gerekir ki bu miktarlar ortalama miktarlardır. İdeal olan ise su ihtiyacının kişinin vücut ağırlığına ve vücut yüzey alanına, mevcut hastalıklarına, hava sıcaklığına ve aktivite düzeyine göre ayarlanmasıdır.  Suyun vücuda alımı ve atılımı arasında mükemmel bir denge vardır. Vücutta normal sıvı hacminin korunabilmesi için günlük sıvı alımının günlük sıvı kaybına eşit olması gerekir. Bu denge bozulduğunda hastalıklar ortaya çıkar. Su gün boyu ve sık sık içilmeli ve su içmek için susamayı beklememek gerekir. Az ve sık ve özellikle de sindirim sisteminin çalışmadığı saatlerde su içmek çok yararlıdır.

Pıhtının En Önemli Nedeni DEHİDRATASYON

Derin ven trombozu yani toplardamarların pıhtı ile tıkanması hastalığının en önemli nedenlerinden biri vücudun susuz kalması (dehidratasyon) ve kanın koyulaşmasıdır. Koyulaşan kan, tahmin ederseniz ki, zaman içinde zaten düşük basınçla çalışan toplardamar kan sisteminde dolaşımın tamamen durmasına neden olur ve damar tıkanır. Damarın tıkanmasıyla da bacakta şişlik, şiddetli ağrı, renk değişikliği ve hassasiyet gibi semptomlar başlar. Eğer bu pıhtıdan kopan bir parça kan dolaşımı ile akciğere taşınır ve akciğer atardamarını tıkarsa Akciğer embolisi gelişir, hastada ciddi nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı, çarpıntı ve hava açlığı semptomları ortaya çıkar.

Yaz ayları ve özellikle ramazanda oruç tutmak konusu, geçen haftaki yazımda da da belirttiğim gibi şu günlerde en çok karşılaştığım soru. Biliyoruz ki yaz aylarında sıcak havalara bağlı terleme ile sıvı kaybı çok fazla ve susuz kalan vücutta en önemli değişiklik kanın koyulaşmasıdır. Medikal takip altında kan sulandırıcı kullanan hastalarımıza en önemli önerilerimiz bu aylarda günde 2.5 litrenin altında olmamak şartıyla su içilmesi, bol hareketli olunması, direk güneş ışınlarından uzakta, serin yerlerde bulunulmasıdır. Bu aylarda kanın sulanma oranını ölçen, kan testleri daha sık yapılmalı ve daha dikkatli incelenmelidir, çünkü kanın yoğunluğunun artmasıyla paralel bağlı ilacın etkisi değişmekte ve aynı kan sulanma oranını sağlamak için daha fazla ilaç kullanılmasına gerek olmaktadır. İşte bu nedenlerle derin ven trombozu geçirmiş ve kan sulandırıcı tedavisi süren hastalarımızın ilk yıllarda oruç tutmak konusunda mutlaka kendi doktorları ile görüşmeleri gerekmektedir.

Suyun faydaları nelerdir ?

   – Suyun cilde teması sinir uçlarını uyarır, dolaşım bozukluklarını düzeltir.

   – Vücutta taşıyıcı göreve sahip olan su, hücrelere besin ve oksijen taşır, atıkları uzaklaştırır.

   – Böbrekler yoluyla vücudun toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.

   – Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.

   – Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.

   – Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.

   – Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda izolasyon sağlar.

   – Yeteri kadar tüketildiğinde, cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve esnek olmasını sağlar.

   – Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinlerin sindirilmesinde görev alır.

   – Emziren kadınlarda süt üretimini artırır.

   – Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekmektedir. Bu özelliği ile zinde ve dinç kalmada yardımcı olur.

   – Eklemlerin kayganlığını sağlar.

   – Vücudumuz, dişlerimiz ve kemiklerimiz için gerekli olan kalsiyum, fosfor, magnezyum, florür ve sodyum gibi minerallerin büyük bir kısmını içtiğimiz sulardan elde ederiz.