Prof. Dr. Mert Dumantepe

Başlıklar

Pelvik Konjesyon Sendromu ve Gebelik İlişkisi Nedir?

Pelvik Konjesyon Sendromu gözlenme oranı, doğum sayısı ile artmaktadır, özellikle birden fazla doğum yapan kadınlarda daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Gerek hormonal (östrojen ve progesteron hormonlarının damar genişletici etkileri), gerekse de bebeğin kendisinin ve gebelik sürecinde büyüyen rahmin toplardamarlar üzerine yaptığı baskı ve basınca bağlı olarak karın içi ve bacak toplardamarlarında belirgin genişlemeler (varisler) ortaya çıkar. Bu durumun gelişmesi, zaman içerisinde olup genellikle de  yumurtalık toplardamarı (ovarian ven) içerisinde bulunan kapakçık mekanizmasının bozulmasına bağlıdır.

Gebelik süresince alınan ekstra kilolar, pelvik yapılarda gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan anatomik değişimler, pelvis bölgesi toplardamar kan akımını doğrudan etkiler. 

Pelvik ve yumurtalık (ovaryen) toplardamarlarında biriken (adeta göllenen) kan nedeniyle, sağlıklı toplardamar kan akımı yavaşlar, nerede ise durma noktasına gelir. Buna bağlı olarak, toplardamar içerisinde kan pıhtılaşması (tromboz) ve genişlemiş olan toplardamarların kitle etkisi ile yakındaki pelvik sinirlere yaptığı bası sonucunda çoğu zaman ağrı gelişir.

Pelvik Konjesyon Sendromu ve Gebelik İlişkisi Nedir?

Pelvik Konjesyon Sendromu gözlenme oranı, doğum sayısı ile artmaktadır, özellikle birden fazla doğum yapan kadınlarda daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Gerek hormonal (östrojen ve progesteron hormonlarının damar genişletici etkileri), gerekse de bebeğin kendisinin ve gebelik sürecinde büyüyen rahmin toplardamarlar üzerine yaptığı baskı ve basınca bağlı olarak karın içi ve bacak toplardamarlarında belirgin genişlemeler (varisler) ortaya çıkar. Bu durumun gelişmesi, zaman içerisinde olup genellikle de  yumurtalık toplardamarı (ovarian ven) içerisinde bulunan kapakçık mekanizmasının bozulmasına bağlıdır.

Gebelik süresince alınan ekstra kilolar, pelvik yapılarda gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan anatomik değişimler, pelvis bölgesi toplardamar kan akımını doğrudan etkiler. 

Pelvik ve yumurtalık (ovaryen) toplardamarlarında biriken (adeta göllenen) kan nedeniyle, sağlıklı toplardamar kan akımı yavaşlar, nerede ise durma noktasına gelir. Buna bağlı olarak, toplardamar içerisinde kan pıhtılaşması (tromboz) ve genişlemiş olan toplardamarların kitle etkisi ile yakındaki pelvik sinirlere yaptığı bası sonucunda çoğu zaman ağrı gelişir.