Prof. Dr. Mert Dumantepe

Başlıklar

Pelvik Konjesyon Sendromu Güncel Tedavisi

Pelvik Konjesyon Sendromu Güncel Tedavisi

Pelvik konjesyon sendromu tedavisi, yakın zamana kadar teşhisindeki zorluklar ve nedenlerinin tam olarak anlaşılamamasına bağlı olarak etkili şekilde yapılamamaktaydı. Ancak, yakın dönemde kronik pelvik ağrı ve yumurtalık ile rahim varisleri arasında bir bağlantının olduğunun gösterilmesi ile, pelvik konjesyon sendromu tanı ve tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. 

Günümüzde, pelvik konjesyon sendromu tedavisinde kullanılan yöntemler aşağıdaki şekildedir.

Pelvik konjesyon sendromu tedavisi, yakın zamana kadar teşhisindeki zorluklar ve nedenlerinin tam olarak anlaşılamamasına bağlı olarak etkili şekilde yapılamamaktaydı. Ancak, yakın dönemde kronik pelvik ağrı ve yumurtalık ile rahim varisleri arasında bir bağlantının olduğunun gösterilmesi ile, pelvik konjesyon sendromu tanı ve tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. 

Günümüzde, pelvik konjesyon sendromu tedavisinde kullanılan yöntemler aşağıdaki şekildedir.

– Psikoterapi,
– Hormon yapısında ilaçlar (progestin, danazol, gonodotropin reseptör agonistleri (GnRH) ve hormon replasman tedavisi)
– Dihidroergotamin
– Steroid yapıda olmayan ağrı kesiciler

– Yumurtalık toplardamarlarının kesilmesi veya bağlanması,
– Rahimin (uterus) tek başına veya yumurtalıklar (over) ile beraber çıkarılması gibi cerrahi tedavilere nadiren başvurulmaktadır.

– Venografi eşliğinde mikrokateter yardımıyla pelvik venlerin embolizasyonu (transkateter embolizasyon) şeklindedir.
– Vulvar ve vaginal varislerin sklerozan ajanlarla kapatılması

Pelvik konjesyon sendromunda son yıllarda en sık tercih edilen tedavi yöntemidir. Genellikle, PKS hastalarına uygulanan tıbbi tedavinin başarısız olması halinde uygulanmaktadır. İşlemin uygulamasında, venografik incelemede olduğu gibi genellikle kasık veya boyun toplardamarı kullanılmaktadır. Bu yolla, toplardamar içerisine yerleştirilen ince tel (guidewire) üzerinden gönderilen katater yardımıyla sol ve/veya sağ yumurtalık toplardamarlarına sklerozan madde (toplardamarı büzücü veya daraltıcı ilaç), yapıştırıcı, emilebilir jelatin, vasküler tıkaç (coil) ve OnyxR embolizasyon amaçlı yerleştirilir ve rahim varisleri kapatılır. 

Pelvik venöz embolizasyon işleminin teknik başarısı %99, tekrarlama oranı ise %5’in altındadır. transkateter pelvik ven (toplardamar) embolizasyonu sonrasında, gerek menstrüel siklüs (adetler) ve gerekse de fertilite (doğurganlık) embolizasyon işleminden etkilenmemektedir.

Pelvik Venlerin embolizasyonu sırasında nadiren bildirilen komplikasyonlar
– Coil migrasyonu (coil’in kan akımı ile başka bir bölgeye taşınması); bu durum yumurtalık toplardamarlarının embolizasyonundan daha ziyade, daha büyük çaplı toplardamarların embolizasyonunda karşımıza çıkmaktadır.
-Trombofilebit: Sklerozan maddenin lokal olarak toplardamar içerisinde yaptığı kimyasal bir reaksiyona bağlı olarak gelişir.