KRONİK PELVİK AĞRI’DA BESLENME

Pelvik Konjesyon Sendromu (PKS): özellikle genç yaştaki kadınların hayatını olumsuz yönde etkileyen en önemli kronik alt karın ağrısı nedenlerinden biridir. Kronik pelvik ağrı; dünya genelinde yaklaşık olarak, her 10 kadından birisinde karşımıza çıkmaktadır. Sıklıkla etkilenen kadınların yaş aralığı ise 20 ile 45 yaş arasındadır. Milyonlarca kadının, günlük yaşam ve ilişkilerini olumsuz olarak etkileyen bir durum olan pelvik ağrı kadın hastalıkları poliklinik başvurularının %20’sini oluşturmaktadır. Bu haftaki yazımızda “Pelvik Ağrı” şikâyeti olan bayan hastalarımız için beslenme önerilerine dikkat çekmek istedik.

Pelvik Konjesyon Sendromu Belirtileri Nelerdir?

– Hastaların çoğunda, kasık ağrısı veya künt alt karın ağrısı ilk başvuru nedenidir. 

– Kronik Pelvik Ağrı: 6 aydan uzun süren, özellikle oturma, ayakta durma veya gün sonunda şiddetlenen kronik künt alt karın ağrısıdır. Bazı hastalarda; cinsel birleşme sırasında veya hemen sonrasında rahatsızlık veren ağrı ortaya çıkar. 

– Adet dönemleri öncesi veya sırasında şiddetli ağrı (Dismenore) 

– Sık sık idrara çıkma ve sık idrar yolu enfeksiyonu

– Karın veya pelvis bölgesinde hassasiyet,

– Vulva ve vajina bölgesinde şişme ve dolgunluk olması ve belirginleşen varisler

– Vajina bölgesinden akıntı olması,

– Bel bölgesinde ağrı,

– Yorgunluk, Depresyon gibi bulgular sıklıkla karşımıza çıkar.


Kronik Pelvik Ağrısı olan Hasta Nasıl Beslenmeli?
Pelvik ağrıda inflamasyon yoğun olarak görüldüğünden yeterli miktarda antioksidan tüketimi oldukça önemlidir. Yeterli miktarda antioksidan tüketimi için günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.


🥜Palmitoiletanolamin (PEA) adında yağ asidi amidi, ağrı kesici etki göstererek, pelvik konjesyona bağlı olarak görülen ağrılı adet görme/cinsel birleşme/dışkılama gibi semptomları azaltır. PEA, yumurta ve yer fıstığında bulunur.


🍇Resveratrol, inflamasyonu azaltıcı etki göstererek hastalığın tedavisinde olumlu etki gösterir. Böğürtlen, üzüm ve yer fıstığında bulunur.


🥦Lahana, brüksel lahanası, brokoli ve kakulede bulunan DIM (diindolilmetan), antioksidan ve anti-östrojen aktivitesiyle pelvik ağrı tedavisinde oldukça etkilidir.


🎣Omega-3 yağ asitlerinin (yağlı balık, keten tohumu, ceviz, semizotu) ve B6 vitamininin (et, balık, kümes hayvanları, patates ve diğer nişastalı sebzeler, baklagiller, muz, avokado) birleşimi pelvik ağrı ile ilişkili semptomları etkili bir şekilde tedavi eder.


🚨Soya, fitoöstrojenler açısından zengindir ve östrojen aktivitesini uyararak pelvik ağrıyı arttırabilir. Bu nedenle kaçınılmalıdır!!


️D vitamini bağışıklık fonksiyonunu etkilediğinden ve anti-inflamatuar süreçleri desteklediğinden pelvik ağrı ve pelvik ağrı ile ilişkili semptomları etkileyebilir.              

Yeterli D vitamini için güneş ışığından yararlanılmalı ve yumurta sarısı, yağlı balıklar (somon, sardalya vb.) D vitamini kaynakları tüketilmelidir.


🥛Yoğurt, kefir gibi laktobasil yönünden zengin gıdaların pelvik konjesyon semptomlarını azalttığı gösterilmiştir.


🍭Yüksek miktarda basit şeker tüketimi pelvik konjesyon semptomlarını arttırır.
Ayrıca glutensiz beslenme ve eliminasyon diyetleri de pelvik konjesyon sendromunun semptomlarını hafifletmektedir.

 

Umarız diyetisyenimiz sevgili Elif Nur Doğancı ile birlikte hazırladığımız beslenme önerilerini içeren bu yazı pelvik ağrı şikayetlerinizin azalmasına yardımcı olacaktır. Sağlıklı günler dileriz.

Prof.Dr.Mert Dumantepe                                                       Uzm. Diyetisten Elif Nur Doğancı

Kalp ve Damar Cerrahisi