0552 835 90 90 Menu

Gebelik ve gebelik sonrası (postpartum) dönem, derin ven trombozu ve Akciğer embolisi açısından iyi belirlenmiş risk faktörleri arasındadır ve bu dönemlerde görülme sıklığı 1600’de 1’dir. Gebeliğin kendisi, gebe olmayan kadınlarla karşılaştırıldığında 4-5 kat artmış DVT riskine sahiptir. Özellikle postpartum dönemde risk en fazla olmakla beraber, gebeliğin tüm dönemlerinde artmış Venöz tromboemboli riski vardır. Risk genetik trombofilisi olan kadınlarda daha da artmaktadır. Genel populasyonla kıyaslandığında, faktör V Leiden mutasyonu olan gebelerde üç kat, kalıtsal antitrombin III, protein C ve protein S eksikliği olan gebelerde 8 kat artmış venöz tromboz riski söz konusudur.

Risk Faktörleri

Antepartum ve postpartum dönemde DVT riskini arttıran faktörler; çoğul gebelik, variköz venler, inflamatuar barsak hastalığı, üriner sistem enfeksiyonu, diyabet, doğum dış sebeplerle üç günden fazla süren hospitalizasyon, vücut kitle indexi (BMI)’in ≥30 kg/m2 olması, artmış anne yaşı (≥35 ya.), sezaryen doğum, kalp hastalıkları gibi eşlik eden problemler, preterm doğum (<36 hafta), obstetrik kanama, ölü doğum, hipertansiyon, sigara kullanımı olarak özetlenebilir.
Gebelikte DVT %80-90 oranında sol tarafta görülür. Bunun temel nedeni, sol iliyak venin sağ iliyak arter tarafından, inferiyor vena kavanın ise büyümüş gebe uterus tarafından kompresyon altında kalması bağlı olarak, sol tarafta artmış venöz staz gelişmesidir.

Tedavi

American College of Chest Physicians (ACCP) ve Türk Damar Cerrahisi klavuzu; gebelikte DVT tedavisi için subkutan Düşük Molekül Ağırlıklı pıhtılaşma önleyici ilaç veya intravenöz unfraksiyone pıhtılaşma önleyici ilaç veya subkutan unfraksiyone pıhtılaşma önleyici ilaç (UFH) kullanarak tedaviye başlanmalıdır önerisinde bulunmaktadır. Daha iyi bir güvenlik profili ile daha etkili olması ve kullanım kolaylığı nedeniyle kan sulandırıcı iğneler gebelikteki en önemli ve yegane kan sulandırıcı ilaçlardır. Gebelerde akut DVT tespit edildiğinde en az 3 ay tedavi edici doz antikoagülasyon önerilmektedir. Doz daha sonra profilaktik doza düşülerek doğum sonrası en az 6 hafta daha DMAH kan sulandırıcı iğneleri devam edilmelidir. DMAH’ler molekül büyüklükleri sebebiyle plasentayı geçmeyip, fetal kanamaya ve teratojenite gibi komplikasyonlara yol açmazlar. kan sulandırıcı ilaçlar, teratojenik olduğu için gebelikte kullanılmaz. Yeni kuşak Kan Sulandırıcılar gebelerde kullanımı ile ilgili yeterli veri olmadığı için gebelikte kullanımından kaçınılması önerilmektedir.

İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM FORMU