Prof. Dr. Mert Dumantepe

Bacakların atardamar tıkanıklığı, çeşitli nedenlerle bacaklara giden damarlarda daralma ya da
tıkanma sonucu gelişen, yürümekle ağrı şikayetinden; uzuv kaybına kadar yol açabilecek
çeşitli sonuçları olan çok önemli ve hayati bir hastalıktır. Damar tıkanıklığına sebep olan
etkenler arasında ateroskleroz yani damar sertliği, Diabetes Mellitus, Buerger hastalığı,
atardamarların balonlaşarak tıkanması gibi nedenler yer alır. Bu hastalığın gelişiminde sigara
alışkanlığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, yaşın ilerlemesi, hareketsiz
yaşam gibi etkenler risk faktörü olarak kabul edilir. Bacakların atardamar hastalığı en fazla
erkekleri etkiler. Yaşın ilerlemesi görülme sıklığını arttırır. Bu hastalarda genellikle koroner
hastalığı ile şahdamar (karotis) tıkanıklığı birlikte görülür.

Başlıklar

Bacakların atardamar tıkanıklığı belirtileri

Bu hastalığa bağlı olarak hastalarda yol yürürken, koşarken, merdiven çıkarken baldırlarda,
uyluklarda, kalça adalelerinde kramp tarzında ağrılar oluşur. Bu ağrıların en önemli özelliği
yürürken hissedilen ağrının durduktan 5-10 dakika içinde tamamen geçmesidir (kladikasyo
intermittens). Ağrının başlama zamanı, hastalık ilerledikçe kısalmaya başlar. Yani yürümeye
başlandığında, 10-15 dakikada başlıyorsa, ilerleyen aşamada 5-10 dakika gibi kısalarak
başlar. Daha sonra dinlenme sürecinde bile ağrılar oluşur. Geceleri oluşan ağrılar dikkat
çekicidir. Ağrı kişiyi uykudan uyandırır, dolaşınca geçer. Kalıcı hale geldiğinde, gündüzleri
de ağrı olmaya başlar. İlerleyen aşamalarda hastanın ayak parmaklarında yara ve kangren
oluşmaya başlayabilir.
Bazen bacaklardaki atardamar tıkanıklığı hastalığı herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir.
Ancak bu hastalarda aniden gelişen inme, kalp krizi gibi riskler vardır. Araştırmalar damar
hastalığına bağlı kalp hastalığından ölme riskinin kişilerde damar hastalığı bulunmayanlara
göre 6 kat fazla olduğunu belirlemiştir.

Bacaklarda atardamar tıkanıklığı nasıl gelişir?

Bacak atardamarlarında oluşan bu tıkanıklık nedeniyle ayaklara ve bacaklara giden kan akımı ciddi ölçüde azalır. Yüksek Kolesterol ve kalsifikasyona (damar duvarında kireçlenme) bağlı gelişen ateroskleroz bacaklarda atardamar tıkanıklığı hastalığının en yaygın sebebidir. Bu durumdan en fazla uylukta ve diz arasında yer alan femoral arter denilen bacak atardamarı etkilenmektedir. Damar içinde önce hafif daralmayla başlayan ve akımı kısıtlamayan sorun, zamanında uygun şekilde tedavi edilmezse yıllar içinde tam tıkanmaya kadar gider. Tıkanıklık genellikle bir ya da daha fazla damarın çeşitli segmentlerinde birden oluşur. Tıkanıklığın alt kısımlarında kan akımı azalır. Bu durumda dokular yeterince beslenmediğinden ve oksijen alamadığından, yürümekle baldırda ağrı şeklinde yakınmalar meydana gelir. Daralmış ya da tıkanmış damar çevresinde küçük kılcal damarlar (kollateral) artar. Yakınmaların oluşmasında tıkanıklığın yeri ve darlıkların derecesi çok önemlidir.

Bacakların atardamar tıkanıklığı belirtileri

Bu hastalığa bağlı olarak hastalarda yol yürürken, koşarken, merdiven çıkarken baldırlarda,
uyluklarda, kalça adalelerinde kramp tarzında ağrılar oluşur. Bu ağrıların en önemli özelliği
yürürken hissedilen ağrının durduktan 5-10 dakika içinde tamamen geçmesidir (kladikasyo
intermittens). Ağrının başlama zamanı, hastalık ilerledikçe kısalmaya başlar. Yani yürümeye
başlandığında, 10-15 dakikada başlıyorsa, ilerleyen aşamada 5-10 dakika gibi kısalarak
başlar. Daha sonra dinlenme sürecinde bile ağrılar oluşur. Geceleri oluşan ağrılar dikkat
çekicidir. Ağrı kişiyi uykudan uyandırır, dolaşınca geçer. Kalıcı hale geldiğinde, gündüzleri
de ağrı olmaya başlar. İlerleyen aşamalarda hastanın ayak parmaklarında yara ve kangren
oluşmaya başlayabilir.
Bazen bacaklardaki atardamar tıkanıklığı hastalığı herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir.
Ancak bu hastalarda aniden gelişen inme, kalp krizi gibi riskler vardır. Araştırmalar damar
hastalığına bağlı kalp hastalığından ölme riskinin kişilerde damar hastalığı bulunmayanlara
göre 6 kat fazla olduğunu belirlemiştir.

Bacakların atardamar tıkanıklığı tanısı nasıl konur?

Hastaların yakınmaları, özellikle bacaklardaki damarların nabız muayenesi gibi yöntemlerin
kullanılmasıyla hastalığın tanısı konulabilir. Özellikle diz arkası ya da ayak bileği içindeki
damarlarda nabız az hissedilir yada hiç hissedilmez. Ayrıca kolesterol ve yağ düzeyleri

ölçümü gibi testlerde tanı koymaya yardımcıdır. Kacaklarda ve kollardaki kan basıncının
ölçülerek, oranlamasının yapılması (Ankle-Brakial Index) kesin tanıya yardımcı tetkiklerdir.
Hastalar bazen koşu bandında yürütülerek, yürüme esnasında oluşan ağrı değerlendirmesi
yapılır. Renkli doppler ultrason sayesinde göğüs ve kafatası içindeki damarlar dışında,
vücuttaki tüm damarlar tıkanıklık açısından değerlendirilebilir. Damarlardaki tıkanıklıklar,
kalsifikasyonlar, kollateral akımlar hakkında Doppler ultrason çok önemli bilgiler verir.
Ameliyat planlanlaması aşamasında ve özellikle karın içindeki atardamarların (abdominal
aorta ve iliak arterler) hangi damarların etkilendiği konusunda bilgisayarlı tomografik
anjiografi ile manyetik rezonans anjiografi tetkikleri çok ayrıntılı bilgiler verirler. Bacaklarda
atardamar hastalığı hem tanısı hem girişimsel yolla tedavisi için en sık kullanılan ve altın
standart haline gelen yöntem anjiografidir.

Bacaklarda Atardamar Tıkanıklığı Medikal Tedavisi

Erken aşamada tanısı konulan damar hastalığı egzersizle, aktif bir yaşam sürmekle, fazla kiloları vermekle, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıkların tedavi edilmesiyle, kolesterol ve yağ değerlerinin kontrol altında tutulmasıyla kontrol altına alınıp, ilerlemesi yavaşlatılabilir. Tedavideki en önemli aşama hastanın yaşam tarzında yapacağı değişikliklerdir. Özellikle sigaranın bırakılması, kilo verilmesi, beslenmede yapılacak sağlıklı değişimler çok önemlidir. Bunların etkileri en geç 6 ay gibi sürede görülmeye başlar. Tedavi uygulanırken hastaların sigara içmeye devam etmesi, tüm iyileşme etkilerini ortadan kaldırır. Bunların yanında hastaların düzenli olarak yürüme egzersizi yapması bacak kan akımının ve kollateral akımların artması açısından çok önemlidir. Egzersizler 3-6 ay içinde olumlu etkisini gösterir. Hastalarda genellikle kolesterol ve yağ değerleri yüksek olduğundan, beslenmede doymuş yağ oranları yüksek olan besinler yer almamalıdır. Diyetle birlikte ilaç tedavisi de uygulanmalıdır. Kolesterol düşüren ilaçlar aynı zamanda hastalığın ilerlemesine de engel olur. Tedavide kan sulandırıcı ilaçların yeri çok önemlidir.