444 55 44 Menu

Pıhtı eritme tedavisi yani trombolitik tedavisinde kan damarlarındaki pıhtıların eritilmesi ve damarların açılmasını hedefler. Bunun için özel dizayn edilmiş kateterler ve pıhtı eritici ilaçlar kullanılmaktadır. Pıhtı tedavisi tıp alanında oldukça fazla kullanılır. Bunların en önemlileri ise;

  • Akciğer embolisi
  • Kalp krizi sırasında tıkalı koroner damarların açılması
  • Toplardamar pıhtılaşması (derin ven trombozu)
  • Beyin damarı tıkanıklığı
  • Bypass ameliyatı ya da stent konulan damarlardaki tıkanıklıklarda
  • Kol ve bacaklarda aniden gelişen damar tıkanıklıklarında

Damarların içinde dolaşan kanın kıvamı sıvı haldedir. Eğer pıhtı oluşmazsa damar içinde kolay hareket eder. Fakat kan içindeki trombositler bazen yapışarak kanı macun gibi kalınlaştırır. Buna pıhtılaşma yani koagülasyon adı verilir.

Pıhtı eritme tedavisi hangi hastalara yapılır?

Hastaların herhangi bir damarında tıkanıklık olursa, kal krizi, felç ya da akciğer embolisi olursa pıhtı tedavisi (Trombolitik tedavi) uygulanabilir. Bu tür sorunlarda tedaviye ne erken başlanırsa, o derece iyi sonuç alınır. Çünkü pıhtı bekledikçe sertleşir ve organize olur. Bir süre sonra trombolitik ilaçla eritilemeyecek hale gelir. Bu yüzden sorunlar tespit edildiğinde en geç bir saatin içinde pıhtı tedavisine başlanmalıdır. Fakat hastada daha önceden geçirilen kalp ve beyin ameliyatı, karaciğer hastalığı ya da yüksek tansiyon sorunu gibi problemler olursa tedavi riskli olabilir.

Pıhtı eritme tedavisinin riskleri nelerdir?

Pıhtı eritme tedavisi anjiografi ile birlikte yapıldığından, anjiografi riskleri burada da geçerlidir. Hastada böbrek hastalığının ya da şeker hastalığının olması tedaviyi riskli konuma getirir. Hastalarda bol suyla böbreklerin korunması gerekir. Ayrıca pıhtılaşma sorunu bulunanlarda da tedavinin bazı yan etkileri olabilir. Bunların dışında pıhtı tedavisinin riskli kabul edildiği durumlar ise;

  • Daha önceden iç kanama geçirenler ya da beyin kanaması geçirmiş olanlar
  • Yüksek kan basıncının kontrol altına alınamaması
  • Hamilelik
  • Kalbin iç yüzündeki enfeksiyon
  • Hastanın ileri yaşta olması
  • Şeker hastalığından gözün iç tabakasındaki hastalık (Diyabetik retinopati)

Pıhtı tedavisi nasıl yapılır?

Tedavi genellikle yoğun bakımında, anjiografi ünitesi olan ya da alt yapısı uygun olan ameliyathanelerde yapılır. Bu esnada hastada nabız, kan basıncı gibi yaşamsal bulgular izlenerek, kanama riski değerlendirilir. Pıhtı eritici ilaçlar iki türlü verilebilir. Herhangi bir damardan direkt olarak tıkalı damara verilir. Bunu yapmak için kasıktan femoral damar, dirsekte brakial damar ya da el bileği radial damardan katater tıkanmış damara ilerletilir. Giriş yapılan yer antiseptikli solüsyonla silinir. Bölge lokal olarak uyuşturulur. Katater damarın içine yerleştirilir. İçeriye özel bir boya verilerek, anjiografi ile tıkalı damarlar görüntülenir.

Görüntüden yararlanılarak, pıhtı tedavisinin yapılacağı yere trombolizis kateteri yerleştirilir ve bu kateter aracılığı ile trombolitik ilaç hedef bölgeye uygulanır.

Direk hedefe uygulama yapıldığı için daha az kan sulandırıcı ilaç, daha güçlü bir şekilde direk pıhtı içine uygulanır. Bu sayede kan sulandırıcı ilacın mevcut kanama riski minimuma indirilmiş olur. Katater üzerinde çok delik olduğundan, pıhtı eriten ilaç sprey gibi pıhtıya püskürtülür. Bu şekilde saatlerce ilaç verilmeye devam edilir. Belirli aralıklarla anjiyografi sayesinde tıkanıklık görüntülenir. Gerektiği takdirde kataterin yeri değiştirilebilir. Pıhtı tedavisi bazen günlerce devam edebilir. Pıhtı eridiğinde ya da daha fazla erimediğinde tedavi sonlandırılır. Hastalarda sonradan oluşabilecek ateş, solunum zorluğu, ağrı bulantı ve kusma, kolda ve bacakta morarma gibi etkiler olursa, hemen hastaneye gitmesi tavsiye edilir. Hastaların anjiografi için verilen ilaçları daha kısa sürede vücuttan atması için, ilk günlerde bol su içmesi, sulu gıdalarla beslenmesi gerekir.

İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM FORMU