444 55 44 Menu

DVT’nun geleneksel tedavisi heparin ile antikoagulasyonu takiben oral antikoagulan şeklindedir. Antikoagulan tedavi pıhtının yayılımını ve embolizasyonu etkin bir şekilde engeller ancak pıhtı kitlesini eritici etkisi yoktur. Klasik tedavi yöntemi ile tedavi edilen hastaların çok büyük bir kısmında, trombolitik etkinin olmaması; hastaların venöz kapak fonksiyonlarının bozulması ve venöz hipertansiyonun gelişiminin engellenememesi nedeniyle Posttrombotik sendrom (PTS) gelisir.

Trombolitik (pıhtı eritici) tedavinin oluşan pıhtıyı aktif şekilde, erken dönemde eritmesi nedeniyle kapakçık fonksiyonunun korunması ve PTS’a gidişin engellenmesi mümkün olmaktadır. Bu nedenden dolayı DVT tedavisinde trombolitik tedavi, birçok merkezde uzun süredir kullanılmaktadır. Sistemik trombolitik tedavinin (damar yolundan tüm vücüda kan sulandırıcı verilmesi) etkinliğinin yaygın olarak kabul görmesine karşın katastrofik kanama potansiyeli ile birlikte dozaj ve uygulama şeklindeki belirsizlikler nedeniyle birçok merkezde kullanımından vazgeçilmiştir.

Bu tür kateter yollu tedavilerde süre çok önemlidir. Derin ven trombozu oluştuktan sonra en erken dönemde uygulanan yeni tedavi yöntemleri ile toplardamar içinde bulunan pıhtının tamamının eritilmesi mümkün olmaktadır. Ancak süre ilerledikçe pıhtı organize olup sertleşmekte ve bu kateter yollu yeni tedavi yöntemleri ile pıhtıyı tamamen eritmek mümkün olamamaktadır. İdeal süre ilk 30 gündür. Bu süreden sonra pıhtı “kronik faza” geçtiğinde, tedavi başarısı düşmektedir. Ancak yine de bu tedavilerle tedavi ile rekanalizasyon ( damarın açılma yüzdesi) tam olmasa bile %50’ lerin üzerindeki açıklık hastanın klinik semptomlarında önemli derecede düzelme sağlamakta ve post trombotik sendroma gidişi azaltmaktadır.

Kateter yollu trombolitik tedavi işlemi sırasında; trombolitik ilacın direk pıhtının içine verilmesi ve sistemik trombolitik tedavide kullanılandan çok daha az miktarda olması sebebi ile major kanama oranları kıyaslanmayacak derecede düşüktür. Literatürde bildirilen akciğer embolisi, ölüm ve major kanama oranları %1’ler seviyesindedir.

İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM FORMU